|
ARAPÇA HARFLERİ
VE
EBU 'ALİ el-KALİ, SAHİB BİN 'ABBAD VE AHMED BİN FARİSİ'N
LÜGAT ÇALIŞMALARINDA UYGULADIKLARI METOTLAR
الحروف العربيّة
والمنهج التي اتبعه أبو علي القالي وصاحب بن عبّاد وأحمد بن
فارس في اللّغة
Nizameddin IBRAHIMOĞLU
Hitit Üniversitesi -Arapça okutmanı
GİRİŞ
مقدمة
Arap dilcileri sözlük yazmaya başlamadan önce, harflerin
anlaşılması ve yazıların daha iyi okunması için bir dizi
ıslahlar ve değişikler yaptılar. Özellikle Kuran’ı Kerimin
yazılarının yanlış okunmasından sonra yapılmıştır. Harflere
nokta ve harekeler verilmiştir; sonra da Ebcet harfleri
alfabetik harfler ile değiştirilmiş ve sözlükler de buna
göre yazılmaya başlanmıştır.
Arap dilinde sözlük çalışmaları ise bugünkü anlamda yok
denecek kadar azdır.
Ancak, Abbasi devrinden sonra telif edilmeye başlanmıştır.
Geç başlama sebeplerinden bazıları: Arapların ilkel toplum
olmaları, okur-yazar olmamaları, savaşçı ve göçebe olmaları
ve kendi dillerini çok iyi bilmeleridir.
Araplardan önce Asurlu1ar, Çinliler ve Yunanlılar
çeşitli sözlük çalışmaları yapmışlardır. Araplar, Kur‘an-ı
Kerim’i yanlış anlama ve yanlış telaffuzdan korumak,
Arap diline yabancı kelimelerin girmesini engellemek ve
âlimlerin ölümüyle, meydana gelen bilgi birikimini korumak
amacıyla sözlük yazmayı bir zorunluluk olarak görmüşlerdir.
Abbasi1er'den önce bazı çalışmalar olmuş ancak bu sadece
anlamları açıklamak şeklinde olmuştur. İbn Abbas ve Aban b.
Taglib b. Rabah Garibu 'I-Kur 'an adlı eserlerinde
anlam üzerinde durmuşlardır.
Günümüze kadar çoğunluğunu yabancıların yazdığı
yaklaşık otuz beş civarında sözlük telif edilmiştir. Bun1ann
ürerinde çok az sayıda çalışma yapılmıştır.
KURAN YAZISINDA HAREKE ve NOKTALARIN İLAVE EDİLME SEBEBİ
أسباب إضافة الحركات والنقاط في كتابة القرآن الكريم
Baştan yazı noktasız ve harekesizdi. Kur'an böyle
yazılıyordu. Böyle noktasız ve harekesiz Mushaflar
yazılmıştır. Bu yazının okunması güç olmakla beraber bazı
iyi cihetleri de vardı. Meselâ: Peygamberden işitilen
kıraatlerin okunuşuna müsaittir. Bir kelimede muhtelif
kıraatler toplanabiliyordu veya kelimenin müsaadesi
nikbetinde kıraat ediliyordu. Yedi kıraatin hepsi Mushaf’ı
Osman'ın resmine, yazısına uygundur. Kıraate de zaten bu
şarttır. Misal verelim:
وما ربك بغافل عما يعملونII:
123 âyet, noktasız olduğundan
يعملون ـ تعملونda
okunur, her iki kıraate de müsaittir. 19:
فنادها من تحتها34
âyet, harekesiz olduğundan "مَنْ
ـ مِنْ
" = min, men diye her iki türlü kıraate de elverişlidir.
İslâmiyet etrafa yayılınca Arap olmayan unsurlar da Müslüman
olmuşlardı. Bunlar noktasız ve harekesiz Kuran'ı okumakta
herkes gibi güçlük çekiyordu. Lahne ve hataya düşüyordu. Bu
güçlüğü gidermek, hataları önlemek için hareke ve nokta
koyma çaresine başvurulmuştur. Bu iş başlıca üç safha
geçirmiştir:
1-Kelime sonlarında nokta şeklinde harekeler konması,
2- Birbirine benzeyen harfleri ayırt etmek için harflerin
noktalanması,
3-Bugünkü şekildeki harekelerin konulması.
Bunları birer birer izah edelim:
1-Muaviye'nin Hilâfeti devrindeyiz. A'rabînin birisi:
واعلموا ان الله بريء من المشركين ورسوله"Va'lemû
ennallahe beriün minel-Müşrikîne ve Resulihi" diye okuyor.
Bu okunuşa göre mâna çok bozuk oluyor. Bu gibi i'rap
hatalarını önlemek için Irak Valisi olan Ziyad ibni Ebih,
devrinin âlimi Ebül-Esved Duelî'ye (H. 69/M. 688) emrediyor.
Buradaki hata i'rap hatası olduğundan kelimelerin sonlarının
doğru okunup i'rap verilmesini sağlayacak işaretler
koymasını söylüyor. Ebül-Esved de kelimelerin sonlarına
nokta şeklindeki harekeleri koymaya başlıyor. Üstün için
harfin üzerine bir nokta, ötre için harfin içine veya önüne
bir nokta, esre için harfin altına bir nokta koyuyor.
Tenvin için iki nokta koyuyor ve bu işi şöyle yapıyor:
Kâtibine diyor ki: ''Ağzımı açtığım zaman harfin üstüne bir
nokta koy, ağzımı topladığım vakit harfin içine bir nokta
koy, esre okuduğum zaman harfin altına bir nokta koy!" O
zaman bugünkü ıstılahlar henüz olmadığından böyle basit
tâbirlerle, basit bir yolda harekeleme işini yaptı.
Tenvin için iki nokta koydu. Sonraları bu tarz, noktayla
harekeler kelimenin bütün harflerine teşmil olundu. Ancak
bunlar Mushaf’ın yazılmış olduğu mürekkebin rengine uymayan
bir renk ile yapılıyordu.
Bu usul Mağripte ve Endülüs’te Dördüncü asrın ortalarına
kadar devam etmiştir. Şarkta Halil ibni Ahmed'in harekeleri
yayıldığı halde onlar bu tarzı bırakmadılar. Böyle
kelimelerin sonları veya bütün harfleri nokta ile
harekelenmiş Mushafları görüyoruz. Bazen bu noktalar küçük
bir daire şeklini almıştır (o). Bilhassa harflerin
noktalanmasından sonra hareke noktalarıyla harf noktaları
birbirine karışmasın diye daire şeklindeki hareke noktaları
behemehâl lâzımdı. Baştan harflerde nokta olmadığından bu
iltibas yoktu. Ayrı renkte olmak, işi halledemiyordu. Hareke
noktaları asıl yazıdan sanılmasın için harflere mahsus ve
ekseriya siyah olan noktalardan ayrılmak üzere Mushaflarda
ayrı renkte konurdu. En eski Mushaflarda kırmızı, sonraları
sarı, yeşil ve nadiren mavi renkle yazılırdı. Nokta yerine
konulan küçük daireler de böyledir. Dinî olmayan eserlerde
ise bu harekeler hiç kullanılmaz.
2- İkinci merhale: Harfler birbirine benzediğinden yine
iltibasa düşülüyordu. Hattâ bu yüzden hatalara düşüldüğü
söyleniyor. Onun için birbirine benzeyen harfleri ayırt
etmek için Haccac zamanında (H. 41–95/M.661–713), Nasr bini
Âsim (H. 89/M. 707) ve Yahya bini Ya'mer (H. 129/M. 746)
harflere nokta koyma işini başardılar. Harf noktaları aynı
renkte yâni siyahîydiler. Hareke noktaları ise başka
renkteydi.
ARAP
HARFLERİNİN ISLAHI VE
DEĞİŞTİRİLMESİ
إصلاح الحروف العربية وتغييرها
Arap alfabesindeki her harfin rakamsal bir değerinin olduğu
sistemin adı ise “ebced”dir. Ebced aynı zamanda Arap
alfabesinin ilk tertibidir. Ebced, aslında Arap harflerinin
kolaylıkla hatırda tutulmasını sağlamak için eski dönemlerde
geliştirilmiş bir formül olup, gerçekte bir anlamı olmayan
kelimelerin ilki “ebced” şeklinde okunduğu için bu adla
anılmıştır. Bu formülde yer alan kelimeler şunlardır: Ebced
(elif, be, cim, dal); hevvez (he, vav, ze); hutti (ha, tı,
ya); kelemen (kaf, lam, mim, nun); sa’fes (sin, ayn, fe, sad);
karaşet (gaf, ra, şın, te); sehaz (se, ha, zel); dazağ (dad,
zı, gayın). Ebced sisteminin İbranice ve Aramice’nin
etkisiyle Nabatice’den Arapça’ya geçtiği bilinmektedir. Arap
alfabesindeki harflerin sayısal karşılığının İbranice ve
Aramice’nin harfleriyle aynı değerde olması, bu bilgiyi
güçlendirmektedir.
|
أ |
ب |
ج |
د |
هـ |
و |
ز |
ح |
|
س |
ع |
ف |
ص |
ق |
ر |
ش |
ت |
Yukarıdaki harfler Hareke ve noktalar konarak ıslah ediliyor
ve Ebcet harfleri aşağıdaki alfabetik harfler ile
değiştirilmiştir. Nasr b. Âsim el-Ley’sinin bulduğu
alfabetik sıralaması ve el-Ferahidi'nin de kullandığı
alfabetik harflerdir. Hala günümüzde kullanılan
alfabetiklerdir:
|
أ |
ب |
ت |
ث |
ج |
ح |
خ |
د |
ذ |
| |
|
|
ض |
ط |
ظ |
ع |
غ |
ف |
ق |
ك |
ل |
MU'CEM'İN TANIMI
تعريف المعجم
Mu’cem veya Kamus dilin birçok müfredatını kapsayan ve
anlamlarını açıklayan
bir sözlüktür. Mu’cem de maddeler özel bir tertiple yapılır.
Bu da ye alfabetik harf1erle yâda konularla olur. Mükemmel
bir söz1üğün dildeki tüm kelimeleri kapsaması, bunun yanı
sıra anlamlarını, köklerini ve nasıl telaffuz edildiğini ve
bunların nasıl kullanıldığını Örneklerle açıklaması gerekir.
Arap dilinde ('acem kelimesi), el- 'ucum ve el-
'acem kelimeleri el-urub ve el-'arab’ın
zıddıdır. el. 'Ucum veya el. 'Acemi kelimeleri-Arap
asıllı da olsa- fasih konuşmayan veya konuşması açık
olmayana denir. Her hmıgİ bir eser kelimelerin birbiri ile
zor anlamlan ve açık olmayanları kolaylaştırırsa (zorluğunu
giderirse) ona
el.Mu"cem
denir.
Kamus
kelimesi ise, deniz veya büyük deniz (okyanus) anlamlarına
gelir. Bir kısım eski dil âlimleri dil müfredatlarını
toplamaya çalışmışlar, telif ettikleri eserlerine deniz
isimleri veya denizin niteleyen isimlerden birini ad olarak
kullanmışlardır. Örneğin, Sahib b. Abbad (ö.385) Mu'cemine
el-Muhit; İbn Side (ö.517) el-Muhkem ve 'l-Muhit
el-A 'zam, Firuzabadi de (ö.818) el-Kamus; el-Muhit
isimlerini vermişlerdir.
ARAP DİLİNDE KELİME TOPLAMANIN KAT ETTİĞİ MERHALELER
المراحل التي قطعت اللّغة العربية في جمع الكلمات
1- Rastgele toplama merhalesi: Bir âlim, mesela yağmur
veya kılıçla ilgili kelimeleri araştırmak üzere
bedevilere başvururdu. Diğer bir âlim ekin veya
bitki için, bir başkası ise gençliği veya
yaşlılığı,
araştırmak için bedevilerden yardım alırdı. Sema' yolu
dışında burada dili (dil kelimelerini) toplama yönteminin
düzensiz olduğu görülüyor.
2- İkinci merhale: Tek bir konu ile ilgili kelimeler tek bir
kitap toplanmıştır. Bu merhalede birçok kitaplar
yazılmıştır. Bu kitaplar konularına göre
sınıflandırılmıştır. Örneğin: Yağmur kitabı, süt kitabı,
hurma, üzüm, deve, at, vahşiler kitabı gibi.
3- üçüncü merhale: kelime araştırmacılarına kolaylık
sağlamak amacıyla özel bir tarzla tertip edilmiş sözlükler
yazılmaya başlanmıştır. Bu sözlüğün ilk kurucusu olan
el-Halil b. Ahmed el-Ferahidi'dir. Kitabu’ 'l-Ayn
adlı meşhur lugatın yazarıdır. Asırdan günümüze kadar uzanan
en iyi sözlüklerden biridir. Uyguladığı metodlar çok büyük
yararlar sağlamıştır. Alfabetik lugatçılık alanında te'lif
edilen ilk eserdir. İşlediğim üç lugatçı da sözlüklerinde
el-'ayn metodlarından çok etkilenmişlerdir.
EBU ALİ el-KALİ (Ö.356/966)
اللّغوي أبو علي القالي
Endülüs'te Arap filolojisinin kurucusu olan Ebu Ali
İsmail b. el-Kasım el-Kali
el-Lugavi Diyarbakır'da.288 yılında dünyaya gelmiş ve h. 356
yılında Kurtuba'da vefat etmiştir. Hocaları ibn Dureyd, ,
Îbnu'l -Enbari, Naftiveyh ve îbn Derestiveyh'tir.
Önemli eserlerinden bazıları şunlardır: en-Nevadir, Kitabu'l-Maksur
ve'1-Memdud, el-Emali, el-Bari Kitabu'1-İbil, Kitabu Fe'altu
ve Ef altu' dur.
Kitabu'l-Bari'
كتاب البارع
339/950'de başlamış olduğu sözlüğünü bir dostunun
yardımı ile bitirmiş ise de
temize çekmeden gözlerini hayata yummuştur. Sevenlerinin
gayreti ile Kitabu'l-Hemze,
Kitabu'1-Bari ve Kitabul-'Ayn kısmı yeniden düzenlenmiştir.
el-Kali, eserini yazarken bir taraftan alfabetik sırayı,
diğer taraftan Kitabu’1-Ayn 'daki el-Halil'in
metodunu uygulamıştır.
el-Bari’,Halil’in el-'Ayn adlı eserinin
çok güzel bir özeti olduğunu
söyleyebiliriz. Çoğu zaman kelimeyi işlerken kimden
aldığını belirtmiştir.
Bu
özelliklerinin dışında el-Bari’,
kelimeleri tasnif ve lahn'dan korumak için
okunuşlarını bazen yazıyla, bazen meşhur bir vezinle veya
her ikisiyle birlikte tespit
etmiştir.
Beşbin sayfa ve yüzaltmış bölümlü bir eser olan
eh-Bari’,
benzerlerinden çok geniş tutulmuştur. Endülüs'te yazılan ve
ilk sözlüğü kabul edilen bu eserin ne yazık ki tam metni bir
arada mevcut değildir. Söz konusu
eserin iki nüshası vardır. Birincisi, ingiltere müzesinde,
ikincisi ise, Paris Halk
Kitaplığında iki parça halinde, tıpkıbasımı 1933 yılında
Volton tarafından Londra'da
yayınlanmıştır.
Bir de el-Kali'nin talebesi Muhammed el-Fihri tararından
Cevami 'u’l -Kitabi
1-Bari'
adlı bir tekmile, Vezir Ebu Mervan Abdulmelik b. Sirac
tarafından da bir haşiye
yazılmıştır. Haşim et-Ta'an tarafından da 1974 yılında
Bağdad'ta
yayınlanmıştır.
Sözlükte Kullandığı Metod
المنهج الذي اتّبعه في تأليف المعجم
1- Harfleri mahreçlere göre hazırlanmıştır. el-Halil’in ve
Sibeveyh'in
eserlerinden yararlanmakla birlikte, kendine göre farklı bir
tertibe göre hazırlamıştır:
|
هـ خ ع ج غ |
ق ك |
ض ج ش |
ل ر ن |
ط و ت |
ص ز س |
ظ ذ ث |
ف ب م |
و ا ي |
الهمزة |
2- el-Halil'in uyguladığı Kalb
sistemini aynen uygulamış ancak, kelimelerin
yapı bakımından tarifinde el-Halil'den farklı davranmıştır.
(Sülaside iki illetli harf
kullanmıştır.)
3- Babları sünai, sülasi, rubai ve humasi olmak üzere dörde
ayırmıştır. Ancak el-Kali'ye
göre sülasi mu'tel kelimeler el-Halil'de olduğu gibi sadece
bir tek illet harfi ihtiva eden kelimeler olmayıp
aksine her iki türü ile lefif kelimelerde sülasi mu'tel
kelimeler içindedir.
4- Babları kendi içinde Sünai, muhaffef, sülasi sahih ve
muda'af (fe-lam), sülasi mu'tel, lefif ve rubai muda'af
olarak bölümlere ayırmıştır.
Örnekler:
|
مع ـ قد |
جعل ـ بحر |
ببر ـ ددن |
وعد ـ قال ـ جرى |
وشى ـ شوى |
زلزل ـ دحرج |
سفرجل |
5- el - Halil’ de olduğu gibi illet harflerine hemzeyi de
eklemiştir. Bunları karışık ve birbirinden ayırt
edilemeyecek şekilde kullanmıştır. Bu karışıklık sadece
lefif bölümünde değil diğer bölümlerde de görülmektedir.
6- Eser harflerin sayısı kadar bölümlere ayrılmış, her kısım
veya harf Kitabu 'l‘Ayn, Kitabu 'I-Ha, vb. şekilde
adlandırılmıştır.
es-SAHiB b. ABBAD (ö.385/995)
اللّغوي صاحب بن عبّاد
es-Sahib Ebu'l-Kasım İsmail b. Abbad b. el-Abbas b. Ahmed b.
İdris elTalakani el-İsbahani, h. 326 yılında İsbahan'da
doğmuştur. Buveyhiler'in veziri İbn Amid'e kâtiplik yapmış o
vefat ettikten sonra da vezirliğe atanmıştır. es-Sahib
lakabı ona İbn Amid ile olan yakın dostluğundan dolayı
verilmiştir. h. 385 yılında doğduğu yerde vefat etmiştir.
Hocaları: Ahmed b. Faris, Ebu’l-Fadl b. el-Amid,
Ebubekir el-Kamil, Ebubekir b. Maksem ve es-Sirafi'dir.
Te'llf ettiği eserler
مؤلفاته
a) Lugatla ilgili olanlar: Cevheratu'l-Cemhera, el-Fark
beynez-Zad ve'z-Za, Kitabu'l-Hicr, el-Muhit fi'l-Luga.
b) Diğerleri: el-Kafi fi'r-resail, el-A'yad ve Fadaili
Nevruz, el-İmame, el
Vizara', Divan el-Fusu! el-Edebiyye.
Sözlükte Kullandığı metod
المنهج الذي اتّبعه في تأليف المعجم
1- Sözlüğünde el- Halil'de olduğu gibi kelimelerin
harflerini mahreçlere göre tertip etmiştir.
|
ع ، ح ، هـ ، خ ، غ |
ق، ك |
ج ، ش ، ض |
ص، س ، ز |
ط ، د، ت |
ظ، ث ، ذ |
و، ل،ن |
ف،ب، م |
و،ي |
الهمزة |
2- el-Halil'in kalb sistemini de aynen
kullanmıştır. Bu maddeleri tek bölüm içinde görebiliriz.
Mesela Ayn bölümünde:
Tek bölüm altında toplanmıştır.
Kalp sisteminde
(واغد ـ قعود)
bu kelimelerin anlamlarını araştırdığımızda, önce bu
kelimeleri aslına çevirmemiz gerekir. (وغد
ـ قعد
) (وغد
) kelimesini bulmak için gayn bölümünü aramamız gerekir.
Çünkü gayn (غ)
harfi vav (و
) ve dal (د)
harflerinden önce gelmiştir. (قعد)
kelimesinde ise dal bölümüne bakmamız gerekir. Çünkü kaf (ك
) ve ayn (ع
) kelimesi alfabetik sisteme göre sonra gelmektedir.
|
سفرجل |
دحرج |
شوى |
قام |
وعد |
جعل |
مدّ |
3- Kelimelerin bablarını da el-Halil'in metoduna göre tertip
etmiştir. Sünai muda'aftan başlayarak, sülasi sahih ve
muda'af, sülasi mu'tel, le.fif: rubai ve humasi bablara
kadar gelmiştir.
4- Eserde çok az şiir şevahidi kullanmıştır.
5- Sözlükte maddeler, birçok kelimelerle açıklanmıştır.
6- Malzemenin derlendiği veya nakledildiği kaynakların
belirtilmeyişi ile de farklılık kazanmıştır.
7- Eserin Muhammed Hasan el- Yasin tarafından 1975 yılında
bir cildi yayın1anmıştır.
8-Burada da eser, harflerin sayısı kadar alfabetik bölümlere
göre ayrılmıştır.
AHMED B. FARİS (ö. 385)
اللّغوي أحمد بن فارس
Ebu'l-Hüseyin Ahmed b. Faris b. Zekeriyya el-Kazvini er-Razi,
el-Maliki, h.329'da Kazvini'de doğmuştur. Hemedan'da bir
süre kalmıştır. Daha sonra Rey şehrine gitmiş ve orada vefat
etmiştir. Tanınmış büyük bir dilci ve edebiyatçıdır.
Ders gördüğü hocalarındanالأساتذة
التي أخذ منهم الدروس
:
es-Sahib b. Abbad, el-Halil b. Ahmed, ey-Asmai ve İbn
Dureyd'dir.
Eserlerinden bazıları şunlardır
: بعض مؤلفاته
el-Mucmel fi'l-luga, Mu'cemu Makayisi 'l-luga, Fıkhu 'I-Luga,
Garibu İ 'rabi 'I-Kur 'an, el-Ezdad, İhtilafu 'n-Nulıat, el-İtba'
ve '1 Muzavece, el-Mukaddime fi 'n-Nahv'dır. el-Mucmel fi
'l-Luga
adlı eseri, Kitabu 'l’Ayn, el-Cemlılara ,ve es-Sıhah
kadar meşhurdur.
el-Muccmel Zuheyri Abdu1muhsin Sultan tarafından
tahkik edilerek iki cilt halinde 1982 yılında Beyrut'ta
neşredilmiştir. 1986 yılında yine Beyrut'ta ikinci baskısı
yapılmıştır. Mu 'cernu Makayisi 'l-Luga, Abdusselam
Muhammed Harun tarafından tahkik edilerek 1949 ve 1969
yılında altı cilt halinde iki kez Kahire'de neşredilmiştir.
Sözlükte Kullandığı Metodlar
المنهج الذي
اتّبعه
في تأليف المعجم
Müellif öncelikle el-Mucmel fi 'l-Luga adlı sözlüğü
daha sonra da Mu 'cernu Mekayisi 'l-Luga adlı
sözlüğünü kaleme almıştır. Sözlüklerde yazar kendisine has
bir metod kullanmıştır. Bu metod ne kendisinden önce ne de
sonra uygulanmıştır.
1- Kelimelerin ilk hart1eri esas alınarak tertip edilmiştir.
Önce lugat maddelerini bölümlere ayırmıştır. Önce bir harfe
kitab demiş, hemze (
أ)
ile başlayan kitabIar Ye (ي
) kitabı ile sona ermiştir.
2- Her bölümü sünai muda' af, sülasi asıllılar illetli ve
sahih fiilleri ayırt etmeksizin ve üçten fazla asli harfe
sahip olanlar rubai ve humasi de dâhil olmak üzere üçe
ayırmıştır.
3- İlk iki bölümde (sünai, süasi) tertip esnasında
kelimelerin sadece ilk harflerini ve bu harfi takip eden
harfleri alfabetik sıraya göre esas almaktadır. Mesela, (
ث
) bölümünde (
ث
) ve (
ج)
ile başlar ve alfabetik olarak bu sırayı sonuna kadar takip
edip sonra bu bölümün
sonunda (ث
) ve
(أ
), (ث
) ve (ب
),
)
( ثve
(ت
) ile başlayan kelimelere
geçer. Sonra Hemze (أ
) ve Be (ب
)’ye dönüp yeniden yazmaya başlar. Sünai muda'af ve
sülasiden (ج
) örnekleri:
|
جح ـ جخ ـ جد ـ جذ ـ جر ـ جز ـ جس ـ جش ـ حس ـ حض ـ حظ
ـ جع ـ جف ـ جل ـ جم ـ جن ـ جه ـ حو ـ جا ـ جب ـ جث ـ
جرز ـ جرس ـ جرش ـ جرض ـ جرع ـ جرف ـ جرل ـ جرم ـ جرن
ـ جرة ـ جرو ـ جرى ـ جرب ـ جرح ـ جرج ـ جرد ـ جرذ . |
4- îbn Faris, çağdaşı olan el-Cevheri gibi yalnız doğru
olduğuna kanaat
getirdiği kelimeleri almış, tereddüt ettiği kelimeleri ise
bırakmışta.
5- Kalb sistemini kullanmamıştır. Bu sistemi kullanmaması
birçok müellifi
sözlük yazmaya teşvik etmiş ve onun metodunu
kullanmışlardır.
6- Kitabu’
7- 'Âyn gibi harflerin sayısı kadar bölümlere
ayrılmıştır.
7- Sadece doğru kelimeleri kullanmıştır. Bu konudaki gayreti
çalışmalarında
açıkça görülmektedir.
8- Kelimelerin köklerine göre düzenleme yapmıştır.
9- Babların kökleri üçten fazla olanlarını tertip
etmemiştir.
10-
(Makayıs) ölçüt fikri zihnine ve kitabına o derece hâkim idi
ki, bu sebeple
kitabını Makayıs
diye isimlendirdi. Her ne kadar bu düşünce sadece iki harfli
muda'af ve üç
harfli lafızlarda uygulanmamışsa da onun üçden fazla harfli
kelimeler için başka bir
metod kullandığı görülmüştür. Ayrıca burada en çok
kullandığı kelimeler
menhuttur.
Naht veya menhut kelimelerinin anlamı, iki kelimeyi alıp bir
araya
getirerek yeni bir kelime ortaya koymaktır.
Sözlükte Uyguladığı Diğer Hususlar
المميزات الأخرى الذي اتّبعه في تأليف المعجم
1- Harfleri mahreçlerine göre tertip etmiştir.
2- el-Mucmel
sözlüğünde kendi itirafı ile şu dilcilerden etkilenmiştir;
el-Halil
b. Ahmed, el-Esmai, Ebu Ubeyde, Ebu Amr eş-Şeybam, Ibn
Dureyd. Mu'cmnu
Makayisi’Luga'da
ise: el-Halil’in el-Âyn, tbn Dureyd'in el-Cemhara,
İbn Sikkit'in
İslahu’1-Mantık
ve Ebu Ubeyd'in Garibu’1-Hadis ve el—Garibu’l
Musannaf adlı
eserlerinden yararlanmıştır.
3- el-Mucmel
sözlüğünde madde derleme, tertip ve kolaylaştırmayı amaç
edinmiştir.
4- el-Makayis’te
ise, kelimenin köküne önem vermiş ve her maddeyi, birden
beşe kadar köke dayandırmıştır.
5- el-Mucmelin
özelliği çok özet ile şevahitsiz dilcilerden iktibas
ettiklerinin
isimlerini zikretrnemiştir. Ayrıca, konudan konuya geçmiş ve
sadece doğru kelimelerle
yetinmiştir. Dolayısıyla buna okul sözlüğü diyebiliriz.
6- el-Makayis
ise, çok fazla kelime ihtiva etmektedir. Genel olarak tüm
kabilelerin lehçelerini özellikle de Yemen Lehçesini ele
almıştır. Metod yönünden en
iyi sözlük denebilir.
7- el-Makayis, Mecazi terimlere önem vermiş ve
dikkati çekmiş ve terimlerin mecaz, istiare yâda teşbih mi
olduklarını açıklamıştır.
BİBLİYOGRAYA
المصادر
1- Ahmed b, Faris, Mu 'cemu Makayisi’l-Luga, c. I,
Beyrut, 1991.
معجم مقاييس اللّغة ،أحمد بن فارس، جلد 1، بيروت، 1991م.
2- Attar, Ahmed Abdulgafur, Mukaddimetu 's-Sıhah,
Beyrut, 1979.
مقدمة الصّحاح، أحمد عطار عبد الغفور، بيروت، 1979م.
3- Çöğenli, Sadi, Kenan Demirkaya, Arap Dilinde
Kaynaklar, Erzurum, 1995.
سعيد جوغنلي ـ كنعان دمير قايا، المصادر في اللّغة العربية،
أرضروم 1995م.
4- Emin, Ahmed, Duka 'l-İslam, c. I, Beyrut, tsh.
ضحى الإسلام، أحمد أمين، جلد 1، بيروت.
5- İbn Hallikan, Vefayatu’l-A 'yan, c. I, Beyrut,
1978.
وفيات الأعيان، إبن خلكان، جلد 1، بيروت، 1978م.
6- Muhtar, Cemal, İslam 'da Sözlük Çalışmaları,
Marmara Üniv. İlahiyat Fak. Derg., Sayı, 3, İstanbul, 1985.
دراسات في المعجم الإسلامي، جمال مختار، مجلة جامعة مرمرةـ
كلية الإلهيات، العدد 3، إستنبول، 1985م.
7- Nassar, Hüseyin, el-Mu 'cemu’1-Ârabi, Bağdat,
1980.
المعجم العربي، حسين النّصار، بغداد، 1980م.
8- Sahib ibn Abbad, el-Muhitfi 'l-Luga, c. XI,
Beyrut, tsh.
المحيط في اللّغة، صاحب بن عبّاد، جلد 6، بيروت.
9- Yakut el-Hamevi,Mu'cemu’l Udeba, c. II,
Beyrut, 1993.
معجم الأدباء، يعقوب الحمودي، جلد2، بيروت، 1993م.
10- Zirikli, Hayreddin, el-A’ lam, c. I,
Beyrut, 1992.
الأعلام، زركلي، جلد 1، بيروت، 1992م.
11- Mustafa Uzun, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi,
c. 10, İstanbul; Türkiye.
12- Kuranı Kerim Bilgileri, Osman KESKİOĞLU, Türkiye.
Mustafa Uzun, Türkiye Diyanet Vakfı İslam
Ansiklopedisi, “ebced” maddesi, c: 10, s. 70.
Attar, Ahmed Abdulgafur, age. s. 38–48; Ahmed Emin,
Duha 'l-İslam, Beyrut, tsh. c. II, s. 263–266.
A1tar. Ahmed Abdulgafur, age. s. 38–48; Ahmed Emin,
Duha 'l-İ slam. Beyrut, tsh. c. 11, s.
.263–266.
.
Muhtar, Cemal, İslam 'da Sözlük Çalışmaları
Çöğenli, Sadi, Demir kaya, Kenan, Arap Dilinde
Kaynaklar, Erzurum, 1995 s. 124–125.
|