أبو عبد الله الخاقان
الصّوفي البغدادي التركماني
نظام الدين إبراهيم أوغلو
محاضر بجامعة هيتيت بتركيا
nizamettin955@hotmail.com
من كبار أولياء مدينة بغداد. ويفهم من الاسم أنه من أصل
تركي، أقيم في مدينة بغداد، وأخذ الدروس من كبار علماء
عصره. صاحب مع أبو عبد الله بن خفيف. وقال جعفر خزاعي
الشيرازي عنه أنه كان إنساناً ذا صاحب الكرامات.
لقد سعى طول حياته من أجل انقاذ حياة عباد الله تعالى من
نار جهنم، وقد ربى طلاباً كثيرة. وفي كتابه نفحات الأنس،
ذُكر أنه توفي عام 892م (279هـ).
لم يكن يهتم بأمور الدنيا أبداً، وما يكتسبه كان يوزعها
على الفقراء، عمله هو عبادة الله تعالى، ونقاء قلوب عباد
الله تعالى من الفساد، ولم يكن يطلب من الناس شيئاً، بل
كان ينتظر قضاء حوائجه من الله تعالى.
وكان يحكي أحد طلابه وهو إبن فضل الرازي ويقول:
"كان لوالدي دكاناً في بغداد، وكنت أساعده في الدّكان، في
يوم ما عندما كنت في الدكان رأيت مرور حضرة أبو عبد الله
الصوفي، ولم أكن أعرفه؟ وظننت أنه من فقراء بغداد، وبعد
مغادرته لم أستطع أن أقف في مكاني، فركضت من ورائه وسلمت
عليه، ووضعت الدينار الواحد الموجود في جيبي على يده، فسكت
ولم يقل لي شيئاً فابتعد عني، وذهبت من وراءه فدخل مسجد
شنوزية، وكنت أراقبه فوضع النقود التي أعطيته في يد أحد
الفقراء الموجودين في صحن المسجد ثم وقف في الصلاة،
والفقير الذي أخذ النقود خرج من المسجد وذهب إلى السوق
وأخذ بعض الحاجيات فجلبه إلى أصدقائه وأكلا معاً. وكان
حضرة أبو عبد الله مستمراً على الصلاة، وبعد أن أكملوا
أكلهم تقرب منهم وقال لهم هل تعرفون من أين حصلت الدينار
التي أعطيتكم؟ وهم قالوا لا نعلم، قولوا لنا لكي نعلم.
وقال لقد أعطاني هذا الدينار شاب، وإني إلى الآن كنت أدعو
الله تعالى بأن يحفظه من أن لايكون خاضعاً للدنيا، وقد
حفظه الله تعالى.
وبعد ذلك ومن غير إرادتي ذهبت إليه وأخذت يده وقلت له لقد
صدقت يا أستاذي الكريم، وبعدها أصبحت من أحد تلاميذه.
المصادر
1ـ تاريخ بغداد، جلد 8، ص 344.
2ـ حلية الأولياء، جلد 10، ص 331.
3ـ وفيات الأعيان، جلد 2، ص 124.
4ـ نفحات الأنس، ص 163.
5ـ موسوعة علماء المسلمين، جلد 3، ص 131.
EBÛ ABDULLAH EL-HÂKAN ES-SÛFÎ
أبو عبد الله الخاقان الصّوفي البغدادي التركماني
Bağdât
evliyâsının büyüklerinden. İsminden Türk asıllı olduğu
anlaşılmaktadır. Bağdât'ta yerleşti. Zamânının
büyüklerinden ders aldı. Ebû Abdullah bin Hafif'le
sohbet etti. Câfer Huzâî eş-Şirâzî, onun kerâmet sâhibi
bir zât olduğunu söylerdi. Ömrü boyunca Allahü teâlânın
kullarını Cehennem ateşinden kurtarmak için çalıştı. Çok
talebe yetiştirdi. Nefehât-ül-Üns kitâbında 892 (H. 279)
yılında vefât ettiği bildirilmektedir.
Dünyâya hiç kıymet vermez, eline geçeni fakirlere
dağıtırdı. İşi, Allahü teâlâya ibâdet etmek, O'nun
kullarının kalblerini kötülüklerden temizlemekti.
İnsanlardan bir şey istemez, hâcet ve ihtiyâcını Allahü
teâlâdan beklerdi.
Talebelerinden İbn-i Fadlan er-Râzî anlatır:
Babamın Bağdât'ta bir dükkânı
vardı. Ona dükkânda yardım ederdim. Bir gün ben dükkânda
iken Ebû Abdullah Sûfî hazretlerinin geçmekte olduğunu
gördüm. Onun kim olduğunu bilmiyordum. Bağdât
fakirlerinden zannettim. Geçip gittikten sonra yerimde
duramaz oldum. Peşinden koşup selâm verdim ve cebimde
bulunan bir dinârı eline koydum. O bana hiçbir şey
söylemeden uzaklaştı. Peşine düştüm Şünûziyye Câmiine
girdi. Onu tâkip ediyordum. Avluda oturan fakirlerden
birine elindeki parayı verdi ve namaza durdu. Parayı
alan fakir dışarı çıkıp çarşıya gitti. Yiyecek bir
şeyler aldı. Getirip arkadaşlarıyla berâber yediler.
bû Abdullah hazretleri namaza devam ediyordu.
Onlar yemeği yiyip bitirdikten sonra yanlarına gelip;
"Size verdiğim parayı nereden buldum biliyor musunuz?
" dedi.
Onlar da; "Bilmiyoruz, söyleyin de bilelim." dediler.
"Bu dinârı bana bir genç verdi. Bu zamana kadar onu
dünyâya düşkün olmaktan kurtarsın diye Allahü teâlâya
hep duâ ederdim. Allahü teâlâ da onu kurtardı" buyurdu.
Bundan sonra ben elimde olmayarak gidip eline sarıldım
ve "Doğru söylüyorsun üstâdım" dedim ve talebesi olmakla
şereflendim.
1) Târih-i Bağdâd; c.8, s.344
2) Hilyet-ül-Evliyâ; c.10, s.331
3) Vefeyât-ül-A'yân; c.2, s.124
4) Nefehât-ül-Üns; s.163
5) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.3, s.131